22 Mart 2014 Cumartesi

´Şimdilerde aşk daha hoyrat´

EDA SOLMAZ / VATAN
 esolmaz@gazetevatan.com
 Fotoğraflar: Elif MANDAN
 Aynı adlı romandan diziye uyarlanan Fatih Harbiye ciddi bir hayran kitlesi kazandı. Dizi özellikle aşk sahneleri ile dikkat çekiyor. Başrol oyuncularından Başak Parlak’ın gözlerinin güzelliği ise tüm hayranlarının dilinde. Parlak ile oyunculuğuna dair konuştuk.


Fatih Harbiye dizisi oyunculuğunuza neler kattı?

Rol aldığım her proje, sinema filmi ya da dizi oyunculuğuma artı değerler katıyor. Her yönetmenin kendine has bir tarzı, bambaşka dünyası var, yönetmenimiz Sadullah Celen de netice itibariyle bana yeni kapılar araladı.

Nostaljik bir aşkı günümüze adapte ederken sizce ne gibi problemler ortaya çıkıyor?

Diziye uyarlanan hikaye, Peyami Safa’nın çok eski bir kitabı. O günden bugüne ilişkiler, yaşam koşulları her şey çok değişkenlik gösterdi. Dolayısıyla karakterlerin, olayların daha modernize edilmesi gerekiyor. Ama bu durum sorun olarak senaryoya yansımıyor zaten.



Diziden yola çıkacak olursak eğer, günümüzdeki aşklardaki en büyük eksik sizce ne?

Aşk, sevginin kavuşamama hali bence. Aşk demek imkansızı istemek ve her daim yüreğin elinde yaşamak. Eski aşklar daha sıcak ve içtenmiş, erkekler kadınlara karşı daha özenli davranıyorlarmış. Şimdilerde aşklar daha hoyrat yaşanıyor bence. İnsanların birbirine tahammülleri malesef artık yok. Aşk netice itibariyle bir duygu, zaman ve mekan tanımıyor.


“TV bağımlılık haline geldi”

Dizilere neden tutuluyoruz?

Televizyon günümüzde bağımlılık ve yaşam biçimi haline geldi. İnsanlar, başka bir hikayenin içine girmek, yaşayamadıklarını yaşamak ya da yaşadıklarına şükretmek istercesine bütünleşiyorlar dizilerin kahramanlarıyla. Beyaz cam büyülü bir dünya. Yalnızlaşan toplumu içine çok kolay çekebiliyor.

Oyunculuğun sihrini nasıl tanımlarsanız?

Hayal ürünü bir karakterin hissettiklerini hissetmeye çalışmak çok farklı bir içsel buluşma, sihir olmadığını olmaya çalışmak ve karşındaki insanları bu duruma inandırmak...










Karakterinizin dizideki ruhsal gelişimi sizi de etkiler mi?

Hayır etkilemez, setten çıktığımda hemen Başak olurum... Kesinlikle etkilenme durumu son derece tehlikeli bir durum.

Tiyatroda yapıyorsunuz. Sahneye çıkınca nasıl bir kadın olursunuz?

Tiyatro ustaların dediği gibi er meydanı... Konsantrasyonunuzun bir saniye bile dağılmaması gerekiyor. 2 yıldır tiyatro sahnesindeyim ama keşke daha erken başlasaydım dedirtti bana.


“Deniz en büyük ilham kaynağım”

Sahnede olmanızı sağlayan en büyük artı nedir?

Sahnede güzelliğin hiçbir artısı yok, sahnede oyunculuk konuşur. Ama tabii ekran önünde artıları var. Her koşulda unutmamak gerekir ki oyunculuk demek yetenek demek, sadece fiziğinizle bu işi yapmayı düşünüyorsanız bir gelecekten bahsetmeniz söz konusu olamaz. Hikayelerin kağıt bebekleri olarak kalırsınız.

Hayatta nelere bağımlısınız?

Ailem ve kahve bende bağımlılık halinde.

Şehirde size neler ilham verir?

Ben deniz kenarında doğup büyüdüm, denizin hayatımdaki yeri büyük. Neşeli olduğumda da üzgün olduğumda da denizi görmek bana çok iyi gelir. Yani ilham kaynağım deniz diyebilirim.


“Oyunculuk yeni bir dünya sunuyor”

Oyunculuk sizin için nasıl bir tutku?

Tutkulu değilsen oyunculuk yapamazsın. Oyunculuk yepyeni dünyaları önüne seren, olduğun olmadığın kimlikleri yaşamaya zorlayan, duygularını hep enlerde yaşadığın bambaşka bir dünya...

Dünden bugüne içinde yer almaktan pişman olduğunuz bir proje oldu mu?

İnanmadığım hiçbir projenin içinde yer almadım dolayısıyla pişman olduğum hiçbir proje yok. Yaşayamazsam yaşatamam.


Başak Parlak’ın EN’leri...

- En son okuduğu kitap Dan Brown’ın Cehennem’i.

- Bu aralar Amy Winehouse dinliyor.

- En son izlediği film Broken Circle Breakdown.

Başak Parlak www.basakparlak.net
www.facebook.com/PARLAKBASAK

www.oyuncubasakparlak.blogspot.com




9 Şubat 2014 Pazar

Canlı yayında taç takma gerilimi

Güzel oyuncu Başak Parlak, Makinakafa'da Best Model of Turkey birincisi Ayşenur Özkan'ın tacını takmak istedi. Özkan bir süre tacını vermeyince bakın neler oldu?

About

Başak Parlak